Bylock İçeriklerinin Örgütsel Nitelikte Olmaması:

  • Post author:
  • Post category:Blog
  • Post comments:0 Yorum

Paylaşılan karar ile Yargıtay özetle ”yazışma içeriklerinin örgütsel nitelikte
olmadığının anlaşılmasına rağmen hatalı değerlendirmeyle sanığın, örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının kabul edilerek yazılı şekilde
mahkumiyetine karar verilmesi, ” şeklinde karar ile mahkumiyet hükmünün bozmuştur. Yani bylock yazışma içeriklerinin örgütsel niteliği bulunmuyorsa; Yargıtay bylock ağına örgüt talimatı ile dahil olunduğunu kabul etmemektedir. Söz konusu karar doğru olsa da; aynı Daire bylock yazışma içerikleri olmayan çoğu dosyada mahkumiyet hükümlerini onamaktadır. Bu durum başlı başına çelişki olduğu gibi; şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de ihlali niteliğindedir. İçerikleri tespit edilemeyen kişilerin peşinen örgütsel nitelikte görüşme yaptıklarını varsaymak, aynı zamanda masumiyet karinesinin ihlalidir.

YARGITAY BASKANLIGI 16. Ceza Dairesi 2019/11650 E. , 2020/3039 K.
“İçtihat Metni”
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmak
Hüküm: Sanıkların TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3/1, 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri
gereğince
mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi,
gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin
hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz
denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani
kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve
kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle
uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde
görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün
ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla
verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında, “… iletişim sisteminin … silahlı
terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir
kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak,
kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil
olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanık …’in kullandığını kabul ettiği 168979
ID numaralı …’ta sadece diğer sanık …’ın ekli olması ve yazışma içeriklerinin örgütsel nitelikte
olmadığının anlaşılmasına rağmen hatalı değerlendirmeyle sanığın, örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının kabul edilerek yazılı şekilde
mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün
bu sebepten dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe
giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304.
maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına TEVDİİNE 25.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın