Evden Ayrılarak Evlilik Birliğini Devam Ettirmek İstemeyen Ve Güven Sarsıcı Davranışları Bulunan Erkek, Güven Sarsıcı Davranışları Bulunan Kadına Göre Ağır Kusurludur.

  • Post author:
  • Post category:Blog
  • Post comments:0 Yorum

YARGITAY BASKANLIGI

  1. Hukuk Dairesi 2019/1370 E. , 2019/6652 K.
    “İçtihat Metni”
    MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince
    verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi
    ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp
    düşünüldü:
    Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesince davaların kabulüne
    karar verilerek ortak çocuğun velayeti davalı-davacı kadına verilmiş, baba ile kişisel ilişki tesis edilmiş;
    çocuk için tedbir-iştirak nafakasına, kadın için de maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Hükme
    karşı, erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar
    yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin kadının kabul edilen
    davasına yönelik başvurusunun esastan reddine; kusur tespiti ve tazminatlara yönelik başvurunun da,
    tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle, kabulüne karar vermiş ve kadının tazminat taleplerini
    reddetmiştir.
    İlk derece mahkemesi kararında, davacı-davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarının olduğu, ayrıca
    evlilik birliği sorumluluklarını yerine getirmediği; davalı-davacı kadının da güven sarsıcı davranışlarının
    olduğu belirtilerek boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının da hafif kusurlu olduğuna
    hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmüne karşı erkek tarafından istinaf kanun yoluna
    başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi; erkeğin evlilik birliğini devam ettirmek istemeyerek evden
    ayrıldığı ve güven sarsıcı davranışlarının olduğu; kadının da güven sarsıcı davranışlarının olduğu ve aşırı
    kıskanç olup eşine baskı yaptığından bahisle tarafların eşit kusurlu olduğunu belirterek erkeğin kusur
    tespiti ile tazminatlara yönelik başvurusunu kabul etmiş ve kadının tazminat taleplerinin reddine karar
    vermiştir.Bölge adliye mahkemesi hükmü sadece davalı-davacı kadın tarafından temyiz edildiğinden,
    bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen kusurlar kadın yönünden usuli kazanılmış hak teşkil
    etmiştir. Bu durumda, davacı-davalı erkeğin evden ayrılarak evlilik birliğini devam ettirmek istemediği
    ve güven sarsıcı davranışlarının olduğu sabittir. Bölge adliye mahkemesince kadına kıskançlık nedeniyle
    eşine baskı yaptığı kusuru yüklenmişse de, kadının kıskançlığı erkeğin süregelen güven sarsıcı
    davranışlarına tepki niteliğinde olduğundan, kadına bu kusurun yüklenmesi yerinde görülmemiştir. Bu
    durumda; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda gerçekleşen ve bölge adliye mahkemesince kabul
    edilerek erkek tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşen kusurlara göre; evden ayrılarak evlilik
    birliğini devam ettirmek istemeyen ve güven sarsıcı davranışları bulunan erkek güven sarsıcı
    davranışları bulunan kadına göre ağır kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep
    olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen az kusurlu
    davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2.maddesi gereğince uygun miktarda
    maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, erkeğin kusur belirlemesi ve tazminatlara
    yönelik istinaf talebinin kabul edilerek kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yerinde
    görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin
    29.05.2018 tarih, 2017/1121 esas ve 2018/729 karar sayılı kararının kusur belirlemesi ve maddimanevi
    tazminatlar yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri
    verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar
    verildi. 23.05.2019 (Prş.)

Bir cevap yazın