Ziynet alacağını, kadının paylaşılan kararda da ifade edildiği üzere erkeğe ödünç verildiğini ispatlaması gerekmektedir. Erkek ziynet eşyalarının kadın tarafından bir daha istenmemek üzere verildiğini ispatlamalıdır.
YARGITAY BASKANLIGI
- Hukuk Dairesi 2016/19041 E. , 2018/8351 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi
ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; nafakaların ve tazminatların
miktarı, ziynet alacağı davasının reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; reddedilen
kendi boşanma davası, kadının boşanma davasının kabulü ve fer’ileri, kadının ziynet alacağı davasının
reddi nedeniyle hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine, davacı-karşı davalı kadının davasının
kabulüne karar verilerek tarafların boşanmalarına karar verilmişse de; yapılan yargılama ve toplanan
delillerden davacı-karşı davalı kadının, başka bir erkekle internet ortamında yazışmak suretiyle güven
sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden
sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikle bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Davalı-karşı davacı erkeğin
boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2-Kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı-karşı davacı kadın düğünde kendisine takıldığını iddia ettiği 5 adet burgulu bilezik, 3 adet lazer
bilezek, 1 zincir ve 1 gremise altın cinsindeki ziynetlerin düğünden sonra
eşi tarafından araç alımında bozdurulmak üzere elinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek,
ziynetlerin aynen iadesi olmadığı taktirde şimdilik toplam 21.500 TLbedellerinin iadesini istemiş, davalıkarşı
davacı erkek ise bir zincir ve gremise altının yengesinden ödünç alınarak düğünde davacı-karşı
davalı kadına takıldığını, sonrasında geri iade edildiğini, diğer ziynetlerin ise kadında olduğunu
savunmuştur. Düğünde kadına takılan ziynetler bağış hükmündedir ve kadının kişisel malıdır.
Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle
yükümlüdür. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, özellikle kadın tanıklarının beyanlarına göre;
talep edilen ziynetlerin varlığı sabit olup, ziynet eşyaların erkek tarafından alınarak araba alınmak üzere
bozdurulduğu ve bir daha da geri verilmediği, yine erkek tarafından ödünç olarak kadına takıldığı iddia
edilen 1 adet zincir ve gremise altınında düğünden sonra kadından alındığı ispatlanmıştır. Davalı-karşı
davacı erkek bu ziynet eşyalarının kadın tarafından geri istenmemek üzere verildiğini
kanıtlayamamıştır. O halde, kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar vermek gerekirken,
reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA,
bozma sebeplerine göre yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen kadının boşanma davasına
yönelik sair temyiz itirazları ile ziynet alacağı davasında vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının
şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar
verildi. 28.06.2018(Prş.)
