Ayrılık Sürecinden Sonra Kadının Eve Dönmesi:

  • Post author:
  • Post category:Blog
  • Post comments:0 Yorum

Bilindiği üzere Yargıtay, eşlerin belli süre ayrılıktan sonra yeniden bir araya gelmesini kusurun af edilmesi şeklinde yorumlamakta idi, paylaşılan kararda; kadının eve dönmesinin erkeğin kusurunu af ettiği anlamı taşımadığına hükmetmiştir.

YARGITAY BASKANLIGI

  1. Hukuk Dairesi 2021/3053 E. , 2021/4436 K.
    “İçtihat Metni”
    MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ: Boşanma
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince
    verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak
    okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı kadın
    tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve bölge adliye mahkemesince esastan reddine karar
    verilmesi üzerine davacı kadın tarafınadan temyiz edilmiştir. Mahkemce “Tarafların davadan önce
    Erzincan’da birlikte yaşadıkları, geçimsizlik gerekçesiyle davacı kadının oradan ayrılıp Yalova’ya geldiği
    ve bu boşanma davasını açtığı, dava sırasında tarafların barıştıkları ve davacının tekrar Erzincan’a
    davalı ile müşterek konuta döndüğü, bir iki ay birlikte yaşadıkları, eldeki davadan önce gerçekleşen
    karşılıklı kusurlu davranışlarının taraflarca affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü
    gerekli olup, kusur belirlemesinde dikkate alınması mümkün değildir. Af ya da hoşgörünün kabulü için
    tarafların cinsellik boyutunda karı – koca ilişkileri kurmaları şart olmadığı gibi, bundan kaçınan da dosya
    kapsamına göre davacı kadındır. Bu sebeple, davanın reddine” karar verilmiş ise de ; davacı kadının
    eve dönmesine karşın erkek ile aynı odada kalmamaları bu davranışının barışma görüşmesi niteliğinde
    olduğunu dolayısıyla af olarak kabul edilemeyeceğini göstermektedir. Ilk derece mahkemesinin de
    gerekçesinin aksine kadının cinsel birliktelikten kaçınma nedeni, tanık olarak dinlenilen ortak çocukların
    beyanında geçen “Herşey düzelmedi henüz” ifadesinden de kadının erkeği affetmediğinin kabulünü
    gerektirmiştir. Bu durumda kadının eve dönmesi başlı başına af olarak değerlendirilemez.
    Tüm dosya kapsamından davalı erkeğin kadının ailesi ile görüşmesini istemediği, evin anahtarını alarak
    evden kovduğu anlaşılmaktadır. O halde erkeğin kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet
    veren olaylarda erkek tamamen kusurludur. Evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede
    temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Dosyaya yansıyan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
    taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek
    nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabit olup, TMK’nın 166/1 maddesinde yer alan boşanma koşullarının
    oluştuğu dikkate alınarak davacı kadının davasının kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp, bozmayı
    gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi
    kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının
    şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
    dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine
    gönderilmesine kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. 03.06.2021 (Pzt.)

Bir cevap yazın